• TR
  • EN

Madde ve Alkol Bağımlılığı için Yeni Popüler Yöntem : EMDR Psikoterapisi

Madde ve Alkol Bağımlılığı için Yeni Popüler Yöntem : EMDR Psikoterapisi

 Olumlu ya da olumsuz yaşam deneyimleri; düşüncelerimiz, inançlarımız ve davranışlarımız üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. İstismar, ihmal, şiddet veya duygusal sıkıntı gibi olumsuz yaşam deneyimleri, akıl hastalığı veya bağımlılık gibi yaşamın ilerleyen dönemlerinde ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bu sorunlarla mücadele eden kişilerin psikiyatrist yada psikologlara başvurmasını ve etkili bir psikoterapi yardımı alarak yaşamlarına daha güçlü devam etmesi için bir adım atmasını öneriyoruz. Son yıllarda gelişen psikiyatri ilaçları da tedavinin hızlı sonuç vermesine yardımcı olacaktır.

Bağımlılık oldukça geniş̧ bir kavram olmasına karşın genel tanımı ile bir nesneye, kişiye, yada bir varlığa duyulan önlenemez istektir. Diğer bir ifadeyle başka bir iradenin veya güdünün altına girme durumu olarak tanımlanabilmektedir. En sık karşılaşan ve birey ile ailesine en çok zarar veren bağımlılık örnekleri uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığıdır. Madde kullanımı ve bağımlılığının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek artan bir sorun olduğu bilinmektedir. 

Madde ve alkol bağımlılığı genellikle kaygıyı azaltmak amacıyla geliştirilen bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle çocukluk ve yetişkinlik döneminde yaşanan travmalar bağımlılık yapıcı madde kullanımını kolaylaştırmakta ve yasamla ancak bu yolla basa çıkabileceği düşüncesini bireye vermektedir (Ögel, 2001: 101). Sorunların çözümü için kullanılan madde, kişiyi uygun düşünme, duyma ve davranmadan uzaklaştırır. Maddenin yaşama biçimi olması ve bireyin kendini çözümsüz hissetmeye başlaması, kullanımını artırır. Bir süre sonra madde kullanma, sorunlarla “başa çıkma” mekanizması olarak algılanır (Sağkal, 2005).

EMDR  ve Bağımlılık Tedavisi

Bağımlılık tedavisinin içinde yoksunluk gibi belirtiler yer aldığı ve madde kullanımının tekrar etme oranları  yüksek olduğu için zor olduğu düşünülmektedir. Bu yanlış bir düşüncedir. Tedavinin başarılı olmasını etkileyen en önemli faktör kişinin istekli ve kararlı olmasıdır. Aynı zamanda ailenin desteğinin sürece etkisi de büyük önem taşımaktadır. Son dönemlerde EMDR psikoterapisine  olan ilginin artması akıllara EMDR’nin etkisinin bağımlılık üzerinde etkili olup olmayacağı sorusunu getirmiştir.

Travmalar, bağımlı olmada merkezi bir rol oynadığı için EMDR  psikoterapisinin bağımlılık tedavisinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Yapılan çalışmalar, bağımlılık sorunu yaşayan kişilerin çoğunun travma kurbanları olduğunu göstermektedir. Bu da bize, bağımlılığın ve travmanın bir şekilde bağlantılı olduğunu düşündürmektedir. Bireyler genellikle travmanın acısını unutmak istediği için madde ve alkol kullanımına yönelmektedirler.

Bağımlılık erken dönemde yaşanmış bir travmanın doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkabileceği gibi bağımlılık nedeniyle de travma meydana gelmiş olabilmektedir. Her iki durumda da, travmanın ve bağımlılığın birlikte meydana gelen bir olgu olduğunu kabul etmek önemlidir.

Bağımlılıkta EMDR psikoterapisinin psikiyatrist yada psikologlarca kullanımın ana fikri eğer travma iyileşirse,  kullanılan maddeye ihtiyaç olmayacaktır. Bağımlılığın özüne erişerek ve bunu EMDR psikoterapisiyle yeniden işleyerek, maddeye duyulan ihtiyaç azaltılabilir.  EMDR psikoterapisiyle kişide gerginlik ve huzursuzluk duygularına yol açan travmatik stres birikimi eritilir, böylece kişinin gerginliği ve huzursuzluğu ortadan kaldırılmış olur. Sonuç olarak, gerginlik ve huzursuzluğu kalmayan kişinin bu olumsuz duygulardan kurtulmaya çalışmasına ve bağımlılık davranışlarına yönelmesine da gerek kalmaz.

Travma ve bağımlılığı gidermek için EMDR psikoterapisi kullanırken psikiyatrist ve psikologlar her danışanın durumuna bağlı olarak travmaların kök nedenlerine daha uygun bir şekilde  bireyin anlamlandırma süreçlerine ve bağımlılığa olan ihtiyacını azaltmasına yardımcı olurlar.

Bugün birçok rehabilitasyon merkezinde EMDR psikoterapisi, bilişsel davranışçı psikoterapi (BDT) tekniklerinin yanında sıklıkla kullanılmaktadır. Danışanın tedavi planına ve tedaviyi sağlayan rehabilitasyon merkezine bağlı olarak, EMDR psikoterapisi hem bireysel hem de grup terapisi şeklinde kullanılabilmektedir

EMDR, uyuşturucu ve alkol rehabilitasyonundaki hastalar için bir dizi avantaj sağlamaktadır:

·      Travma ve TSSB'nin psikolojik sonuçlarının hafifletilmesi

·      Travma ve TSSB'nin fiziksel belirtilerinin hafifletilmesi

·      Rahatsız edici anı (lar)dan kaynaklanan sıkıntıların azaltılması veya ortadan kaldırılması

·      Benlik saygısı ve öz-yeterliliğin arttırılması

·      Mevcut ve beklenen gelecekteki tetikleyicileri çözümlemesi

 

 EMDR ve diğer psikoterapilerin birlikte kullanılmasıyla birey travmatik deneyimlerin üstesinden gelebilir ve olumsuz yaşam deneyimlerinin ve bağımlılığının yıkıcı etkilerinden tamamen kurtulabilir.

Referanslar

 

Shapiro, F. (2014). The role of eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) therapy in medicine: addressing the psychological and physical symptoms stemming from adverse life experiences. The Permanente Journal, 18(1), 71.

Schäfer, I., Chuey-Ferrer, L., Hofmann, A., Lieberman, P., Mainusch, G., & Lotzin, A. (2017). Effectiveness of EMDR in patients with substance use disorder and comorbid PTSD: study protocol for a randomized controlled trial. BMC psychiatry, 17(1), 95.

NLAES 1992. Comorbidity between DSM- 4 Alcohol and Drug Use Disorders. Alcohol Health & Research World 1996; 20:67.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

RANDEVU ALIN