• TR
  • EN

EMDR Tedavisinin Ruhsal Travmalardaki Etkisi

EMDR Tedavisinin Ruhsal Travmalardaki Etkisi

Travma kelimesi Latince ‘yaralanmak’ anlamına gelmektedir. Psikolojik travma canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantı olarak belirtilmektedir (Mum, 2011). Kişinin günlük rutinini bozan, dehşet, kaygı ve panik yaratan, ani bir şekilde gelişen ve kişinin anlamlandırmasında sorunlar yaratan olaylar “travmatik” olarak tanımlanabilmektedir. Örneğin, bir doğal afet (deprem, sel, vb.), taciz, trafik kazası veya işten çıkarılma gibi olaylar travmatik olaylara örnek gösterilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken olayın travma olup olmadığı kararının olaya maruz kalanlara ait olmasıdır. Yani bir olayın psikolojik travma olup olmaması bireyin kişisel algısı ve değerlendirmesine bağlıdır. Aynı zamanda yapılan çalışmalarda bir olayın travmatik bir etki yaratmasında bazı faktörlerinde rolü olunabileceği bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, toplumsal ve kültürel koşullar, çocukluk cağında yaşanan olumsuzluklar, olumsuz hayat olayları, toplumsal desteğin yetersizliği, ailede yada bireyin geçmişindeki psikiyatrik hastalık öyküsü̈ gibi genetik, biyolojik ve psikolojik yatkınlıklar travmatik bir etkinin veya algının ortaya çıkmasıyla ilişkili olabilmektedir (Bryant ve Harvey 1995).

Travmatik bir olay sonunda genellikle ilk görülen tepki, şok tepkisidir ancak ilk şok atlatıldığında korku, endişe, suçluluk, pişmanlık, öfke, karamsarlık, panik, çaresizlik, utanç gibi karmaşık duygular ortaya çıkmakta ve bu da kişiyi zorlamaktadır. Günümüzde tüm dünyada ve de özellikle ülkemizde travmatik olaya maruz kalan kişi sayısı artmaktadır. Sunulan verilere göre her üç kişiden biri, hayatlarının belli bir evresinde, en az bir travmatik olaya maruz kalmaktadır. Travmatik olaya maruz kalan kişilerden % 10-15’i genellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu TSSB geliştirmektedir.

Travmatik olaydan sonra bazı olumsuz psikolojik belirtilerin ortaya çıkması normal karşılanmaktadır. Fakat olayın üstünden 1 ay geçmesine rağmen şiddetli tepkiler hala devam ediyorsa kişinin uzmanlardan yardım alması önerilmektedir. Bunun sebebi, travma sonrasında kişide çeşitli psikolojik hastalıkların (depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu…) ortaya çıkma ihtimalidir. (DSM-5)'e kriterlerine göre travmatik olayla ilgili istenmeyen düşüncelerin bireyin aklına gelmesi, travmatik durumu yeniden yaşıyormuş gibi hissetme, olayın hatırlatıcılarından kaçınma ve her an kaygılı olma hali gibi belirtilerin en az üç̧ tanesi bireyde mevcut ise kişi TSSB tanısı alabilmektedir. Travmatik yaşantının üstünden en az altı ay geçtikten sonra kişi TSSB semptomları gösteriyorsa da bu sefer “Geç Başlangıçlı TSSB" tanısı konulmaktadır (Yaşar, Altunbaş, Abamor, Zengin Eroğlu, & Çelik Yaşar, 2010).

EMDR Terapisi

Travmatik olay yaşadığı sırada kişi yoğun anksiyeteye maruz kalır ve olay beyin tarafından olması gereken şekilde işlenemez. Yeterince ve doğru işlenemeyen anı zaman içinde bireyi rahatsız eder. İşte bu noktada “göz hareketi duyarsızlaşma ve yeniden işleme (EMDR)”, travma sonrası stres ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan yetişkinler ve çocuklar için iyi araştırılmış yararları olan güçlü bir psikoterapidir (Norgate, K. 2012). EMDR tedavisinin ana amacı, kişinin acı ve ıstırap veren deneyimlere duyarsızlaşmasıdır. EMDR’de geleneksel konuşma terapisinden farklı olarak geçmiş travmatik anıyı konuşmayı gerekmemektedir. Bunun yerine belirli teknikler ile terapist travmatik deneyimlerin çözümlenmesine ve serbest bırakılmasına yardımcı olmaktadır. Kısacası birey olumsuz duyguları, davranışları ve bedensel duyumlarını birleştirip bunun yerine baş etme becerilerini koymayı öğrenmektedir. Tedavi sürecinde kişi olumlu duygular, sağlıklı davranışlar ve artan bir anlayış göstermektedir (Högberg, Pagani, Sundin, Soares, Åberg-Wistedt, Tärnell, 2007).

EMDR terapisi ile travmatik anının getirdiği olumsuz duygu ve düşüncelerin şiddetini azalttıkça, zihin yaşanan olaydan anlam çıkarmaya ve anı ağını beyninde bir yere oturtmaya başlar. Öyle ki kişi zaman içinde kendi kendine olumlu inançlar geliştirmeye başlar. Bir süre sonra bu duygular öyle güçlü olmaya başlar ki kişi zamanla travmanın yıktığı kontrol duygusunu tekrar kazanmaya başlar. Yapılan birçok kontrollü̈ çalışmada EMDR tedavisinin Akut Stres Bozukluğu ve TSSB tanıları alan vakalar arasında Kronik TSSB gelişimini önlediği görülmüştür.

 

 

Referanslar

 

Norgate, K. (2012). EMDR for post-traumatic stress and other psychological trauma. Nursing times, 108(44), 24-26.

 

Högberg, G., Pagani, M., Sundin, Ö., Soares, J., Åberg-Wistedt, A., Tärnell, B., & Hällström, T. (2007). On treatment with eye movement desensitization and reprocessing of chronic post-traumatic stress disorder in public transportation workers–a randomized controlled trial. Nordic journal of psychiatry, 61(1), 54-61.

 

Yaşar, A. B., Altunbaş, F. D., Abamor, A. E., Zengin Eroğlu, M., & Çelik Yaşar, Ç. Treatment refractory or trauma overlooked? A case of EMDR responsive late onset PTSD. Journal of Clinical Psychiatry, 20(1), 66-69.

 

Utzon-Frank N, Breinegaard N, Bertelsen M, Borritz M, Eller NH, Nordentoft M, Olesen K, Rod NH, Rugulies R, Bonde JP. Occurrence of delayed-onset post-traumatic stress disorder: a systematic review and meta-analysis of prospective studies. Scand J Work Environ Health. 2014;40(3):215-29.

Bryant RA, Harvey AG (1995) Acute stress response: Acomparison of head injured and non-head injured patients. Psychol Med; 25: 869-874.

 

 

RANDEVU ALIN